Bölüm 1 / 36
Kırmızı Gözlerin Çağrısı
Gece sokaklarında adımlarını atarken, soğuk havanın ensende bıraktığı ürpertiyi hissettin. 'ye yeni taşınmıştın ve bu yabancı şehrin her köşesi, daha önce hiç deneyimlemediğin bir keşif dolu gizemle doluydu. Her ne kadar içindeki merak, seni bu sokaklarda adımlar atmaya teşvik etse de, bir şeylerin ters gittiğini hissettin. Kaldırım taşlarının arasından yükselen sisin altında, karanlık gölgelerin arasında hareket eden bir şeyler vardı.
Elinde sıkıca tuttuğun fotoğraf makinesi, senin en büyük dostun, senin gözlerin olmuştu. Ama bu gece, gözlerin bile yetersiz kalıyordu, sanki karanlık, kendi içinde bir yaşam barındırıyormuş gibi. Birden, köşeyi dönerken, sana doğru sabitlenmiş kırmızı gözler gördün. Zaman durdu, nefesin yavaşladı. O gözler, seni izliyordu.
Şaşkınlık ve garip bir çekim arasında sıkışmış hissettin. O an, senin için bir başlangıç oldu. İçinde tarifsiz bir tanıdıklık vardı, ama aynı zamanda bir yabancılık da. Bu gözlerin sahibini tanımıyordun ama onun, hayatında önemli bir yer tutacağına dair bir içgüdüyle doluydun.
Adımların hızlandı, kalbinin atışını duymamak için daha hızlı yürümeye çalıştın. Ama gözler, seni izlemeye devam etti. Bir an durdun, arkanı döndün. Fakat gördüğün tek şey, boş bir sokaktı, kırmızı gözler kaybolmuştu ama izlerinin seni bırakmadığını biliyordun.
Karşı koyulmaz bir şekilde tehdit altında hissettin. Tehlike, teninde hissettiğin bir soğukluk gibiydi. O anı düşündükçe tüylerin diken diken oldu. Karanlık bir sırrın eşiğindeydin ve bu sırra çekildiğin her an, daha da derine iniyordun.
Bir çığlık duydun ve kalbin hızla çarpmaya başladı.
