Bölüm 2 / 8
Koridorun Sırrı
Tolga telefonu senden çekip koridora hızla uzaklaştı. Ayağının sesi ahşap zeminde yankılandıkça ciğerlerim daraldı; telefon elimde titriyordu. Mira yanımda durdu, dudaklarını ısırdı ve gözlerini kaçırdı. Asena odaya dönüp prova takvimini saymaya başladı, her maddeyi tek tek söyleyerek gerilimi doldurdu. Rafi hâlâ fotoğrafa bakıyordu, parmak ucu ekranda geziniyordu.
Koridor kapandığında kısa bir sessizlik oldu; yağmur perdeden usulca içeri vuruyordu. İçimde bir kıvılcım geçti. "Neden hemen geri gelmiyor?" diye fısıldadın. Mira, "Bırak, hallederiz," dedi, sesi emin ama gözleri gergindi.
Rafi omzunu silkerek, "Fotoğrafın arka planı tanıdık, eski bir sanat atölyesi, buraya yakın," dedi. "Belki Tolga orada bir sergi açmıştı, belki Ece..." Ece adını duyunca boğazın gerildi. Telefonu masaya bıraktın; parmak uçların ekranın sıcaklığını hâlâ taşıyordu.
Mira saç teline dokundu, gülümsemesi zorlayıcıydı. "Zaman kaybetmeyelim, provayı öne alıyoruz." Asena hemen araya girdi: "İyi karar, dedikodu olmasın." Sözleri düzen tutturmaya çalışıyordu; sen kusurların kapak altında daha çok saklandığını biliyordun.
Koridor kapısı tekrar açıldı, Tolga elinde bir şey taşıyordu, yüzü ifadesizdi. Gözleri kısa süre doldu, sonra sertleşti. "Yanlış bir şey yok," dedi; sesinde açıklamadan çok talep vardı. "Bunu büyütme." Ellerini cebine soktu, duruşunda soğuk bir hesap vardı. Sen gözünü ondan ayırmadın. Yüzündeki çizgiyi, daha önce gerçekleri saklamak için kullanıldığını hatırladın.
O köşeden sessizce çıktı. Sırtındaki ceket koyu, bakışı olayları okuyan bir göz gibiydi. Yanına geldiğinde sen, "Ne oldu?" diye sordun. Sesin dengeliydi ama ucunda titreme vardı.
Tolga bir adım attı, durdu. "Bu eski bir şey," dedi. "Çok eski." Fotoğrafın siyah-beyazlığından daha eski bir sırrı işaret ediyordu ama ne olduğunu söylemedi. Asena alnını çatarken Mira eteğini düzeltti. Rafi cebinden not defterini çıkarıp köşeye bakarak bir isim karaladı.
Araya giren sessizliklerde yağmur yoğunlaştı. Her damla yeni bir soru gibi düşüyordu. İçinden kısa cümleler geçti: Ne saklanıyor? Neden Mira kaçıyor? O neden müdahil oldu? Tolga bir an durdu, gözlerini yere indirdi ve sonra tekrar sana baktı. "Bunu senin yüzünden açığa çıkarmak istemem," dedi; sesi yumuşak ama sınır çizgileri sertti.
Rafi aniden kalktı, fotoğrafı almak için masaya uzandı. "Buna bakarım," dedi. Mira dudak bükse de sustu. Asena salon planlarını yeniden tartışmaya başladı; dikkat dağıtıyordu. Sen elini telefonun üzerine koydun; ekran sıcak, mesajın izi yoktu ama ağırlığı yayılıyordu.
Kapı bir daha çarptı. Tolga'nın omzu kasıldı, kapıya doğru yürüdü; tam açacakken durdu ve yüzünü sana çevirdi. Gözleri bir an durdu, anlamı yoğundu.
O alçak sesle, "Mesaj Ece’den; yerini biliyorum," dedi.