Bölüm 14 / 16
14.BÖLÜM
Gece, Mardin'in dar sokaklarını sessizliğe boğmuştu. Zaviroğlu Konağı'ndan dönen Mizgin, kendini odasına atmış, kapıyı kilitlemişti. Yatağının üzerinde diz çökmüş, Azat'ın fotoğrafını göğsüne bastırmıştı. Gözyaşları kurumuştu artık; ağlayacak hali kalmamıştı. Sadece derin, tarifsiz bir boşluk vardı içinde.
Meydanda olanlar zihninde dönüp duruyordu. Haşim Ağa'nın acımasız sözleri, "kısır" kelimesinin bir hançer gibi göğsüne saplanışı, Rüstem Ağa'nın adının anılması ve Hazar'ı
