Bölüm 43 / 52
HAMD
Arabanın içinde ağır bir sessizlik hüküm sürüyordu. Sultan Suyu'nun kıyısından ayrıldıkları andan beri ne Hamit konuşmuştu ne de Faruk uzun cümleler kurabilmişti. Motorun tekdüze uğultusu, bozuk asfaltın altında ezilen çakılların çıkardığı ses ve Leyla'nın aralıklarla duyulan düzensiz nefesi dışında bir şey işitmek mümkün değildi.
Hamit’in gözleri tekrar arka koltuğa kaydığında az önceki manzaranın bir milim bile değişmediğini gördü. Faruk, omuzlarına örttükleri gömleklerin
