Bölüm 37 / 65
Zehirli Fısıltılar ve Varşova'da Dans
Varşova'nın o bıçak gibi keskin, dondurucu rüzgarı, kaldığımız lüks otelin devasa camlarını döverken, aynanın karşısında son hazırlıklarımı yapıyordum. Bu geceki savaşımız yeraltının o kanlı, paslı depolarında değil; Avrupa sosyetesinin, sanat simsarlarının ve milyarderlerin bir araya geldiği, şampanyaların su gibi aktığı bir galada verilecekti. İhanet, artık namluların ucunda değil, sahte gülümsemelerin ve şık kadehlerin ardında saklıydı.
Parmak uçlarıma damlattığım hiyalür
