Bölüm 46 / 65
Zehirli Şarap ve Sınır Tanımayan Açlık
Bordo kadifenin üzerinde yaşadığımız o dünyayı yakan, nefes kesici doruğun ardından bedenimdeki bütün kemiklerin eridiğini hissediyordum. Dışarıdaki dondurucu kar fırtınası, trenin zırhlı camlarına çarparak akıp giderken, vagonun içi sadece ikimizin ağır, terli nefes alışverişleriyle doluydu.
Uykuya dalmak, bu yorgunluğun o tatlı karanlığına teslim olmak üzereydim ki; Alistair'in o devasa, sıcak elleri beni bir kez daha havalandırdı.
Kendi üzerinden çıkardığı, o ağır siyah
