Bölüm 2 / 3
Tehlikeli Bir Teklif
O, dosyayı fark edip Sen'e sertçe bakar. Bakışlarındaki keskinlik, odanın soğuk havasını daha da keskinleştiriyordu. Sen, O'in bakışları altında ufalanan bir kağıt parçası gibi hissetti. İçindeki korkuyu saklamaya çalışarak derin bir nefes aldı, ama bu nefes, dengesini toparlamaya yetmemişti.
'Sen,' diye başladı O, sesi ağır ve otoriter. 'Bu dosyayı açmaman gerektiğini biliyorsun, değil mi?'
Sen, kendi sesinin titreyeceğinden korkarak cevap verdi. 'Biliyorum, ama sadece...' Kelimeleri boğazında düğümlendi.
O alaycı bir tebessümle konuşmayı sürdürdü. 'Sadece dikkat etmelisin. Bu ihale şirketimiz için çok önemli.'
O, bir an duraksadı ve o anın ağırlığı odanın dört bir yanına yayıldı. Ardından beklenmedik bir şekilde, 'Buradan çıkmadan önce bir şey daha var,' dedi. 'Sana bir fırsat önermek üzereyim.'
Sen, şaşkınlıkla bakışlarını O'in yüzüne kilitledi. Bu kadar ciddi bir durumun ardından bir fırsat mı teklif ediliyordu?
Kendini toparlamaya çalışırken, aklına gelen ilk kişi Selin oldu. Eski dostu... Selin her zaman güvenebileceği biriydi. Selin'e danışmalı mıydı, yoksa yalnız başına mı karar vermeliydi? Hangisi doğru olurdu?
Gün biterken, düşünceleri hâlâ dağınıktı. O, son bir kez daha Sen'e döndü. 'Akşam yemeğine katılmanı istiyorum,' dedi. 'Planlarımı daha detaylı açıklamak için.'