Bölüm 2 / 2
Mektup
Gece boyunca kimse uyumamıştı. Berfin, masanın üzerinde duran mühürlü zarfı defalarca açıp kapattı. İçindeki birkaç satır, hayatını bir anda altüst etmeye yetmişti. Aşiret meclisi toplanmış, yıllardır süren husumeti sona erdirmek için bir karar vermişti.
Karara göre Berfin, başka bir aşiretten biriyle evlendirilecekti. Bu bir teklif değildi. Bir tercih hiç değildi. Bu, törenin emriydi.
Sabah olduğunda evin içindeki hava daha da ağırlaşmıştı. Gülistan Hanım'ın gözleri kızarmış, yüzündeki endişeyi saklayamaz hale gelmişti. Fakat asıl dikkat çeken şey sessizliğiydi.
Sanki bildiği ama söyleyemediği bir şey vardı. Berfin, annesinin karşısına geçti. "Bir şey biliyorsun." Kadın cevap vermedi. "Söyle."
Titreyen dudakları aralandı ama kelimeler çıkmadı. Tam o sırada dışarıdan gelen motor sesleri konuşmayı böldü. Avlu bir anda kalabalıklaştı. Aşiretten adamlar gelmişti. Berfin pencereden baktığında onların arasında onu şaşırtan birini gördü. Sancar. Genç adam araçtan indiğinde herkes istemsizce geri çekildi. Sert duruşu, sessizliği ve otoritesi bulunduğu yeri değiştirmeye yetiyordu. Berfin'in kalbi istemsizce hızlandı. Nedenini kendisi de bilmiyordu. Belki ilk karşılaşmalarındaki o bakış yüzündendi. Belki de gözlerinde gördüğü yalnızlık. Kapı açıldı. Sancar içeri girdi. Evdeki herkes ayağa kalktı. Genç adamın bakışları kısa süreliğine Berfin'i buldu. Yine aynı şey oldu. Sanki etraftaki herkes silinmişti. Ama bu kez ilk konuşan Sancar oldu. "Verilen kararı duydum." Berfin gözlerini kısmıştı. "Ve?" "Bu karar uygulanmamalı." Odanın içindeki herkes dondu. Şehmus Ağa'nın adamlarından biri öne çıktı. "Bu karar meclisten çıktı." Sancar'ın yüzündeki ifade değişmedi. "Acele verilmiş kararlar bazen felaket getirir." Bu sözler ortamı daha da gerdi. Kimse onun neden karşı çıktığını anlayamıyordu. En çok da Berfin. Çünkü yıllardır süren düşmanlığa rağmen neden onun tarafında durmuştu? Adamlar gittikten sonra ev yeniden sessizliğe gömüldü. Ama Berfin'in aklındaki sorular büyüyordu. Akşam üzeri evden çıkıp köyün dışındaki eski taş değirmene doğru yürüdü. Düşünmeye ihtiyacı vardı. Rüzgâr sert esiyordu. Tam değirmene yaklaştığında arkasından gelen ayak seslerini duydu. Dönüp baktığında karşısında Sancar'ı gördü. Bu kez çevrelerinde kimse yoktu. İlk kez gerçekten yalnızlardı. Aralarındaki sessizlik birkaç saniye sürdü. Sonra Sancar yavaşça konuştu. "Bu köyden gitmen gerekiyor." Berfin şaşkınlıkla ona baktı. "Neden?" Sancar'ın yüzündeki ifade karardı. "Çünkü töre kararında yazan isim sahte." Berfin'in kalbi duracak gibi oldu. "Neyi kastediyorsun?" Genç adam birkaç saniye sustu. Sonra hayatını değiştirecek cümleyi söyledi: "Seni evlendirmek istedikleri kişi, kağıtta yazan adam değil." Berfin'in yüzü bembeyaz kesildi. "Kim o zaman?" Sancar cevap vermeden önce uzaklardan gelen silah sesi geceyi yardı. İkisi de aynı anda sese döndü. Ve birkaç saniye sonra karanlığın içinden hızla yaklaşan araç farları görünmeye başladı... Birileri onları bulmuştu.