Bölüm 11 / 45
Kurtlar Sofrası
Güneş ışınları, dağ evinin tozlu camlarından süzülüp ahşap zemine vururken, gözlerimi zar zor araladım. Geceki fırtınanın yerini ağır, soğuk bir sis almıştı. Bedenim sızlıyordu; dünün dehşeti, kan kokusu ve ardından gelen o kontrolsüz, vahşi tutkunun ağırlığı kaslarıma yerleşmişti.
Yatak boğucu derecede boştu.
Hızla doğruldum. Burak yanımda değildi. Omuzundaki o ölümcül yaraya rağmen ayağa kalkmış olması imkansızdı ama... o Burak Markov'du. Kuralları o yazardı.
