Bölüm 21 / 45
Zehirli Piyon
"Güneş..." dedim, sesim tünelin rutubetli duvarlarında yankılanırken. Kanım donmuş, nefesim kesilmişti.
Kardeşimin o masum, gülen yüzü gitmiş; yerine gözaltları morarmış, ölüm korkusuyla titreyen ve namluyu doğrudan sevdiğim adama doğrultan yıkılmış bir kız çocuğu gelmişti.
Burak’ın eli belimi öyle sıkı kavramıştı ki, tırnakları tenime batıyordu. Silahını bir milim bile indirmedi. Hedefi doğrudan Güneş'in kalbiydi. O, merhameti yıllar önce kendi mezarına gömmüş bir adamdı v
