Bölüm 28 / 45
Kanlı Çıkış ve Çamurdaki Ateş
Kör edici projektörlerin ışığı zırhlı SUV'un camlarına çarparken, arabanın içindeki o klostrofobik sessizlik, Güneş'in boynunda yanıp sönen o lanet olası kırmızı ışıkla bölünüyordu.
Babam Tarkan, o ağır, kendinden emin adımlarıyla bastonunu çamurlu toprağa vura vura arabamıza doğru yaklaşıyordu. Etrafımızdaki onlarca namlu sadece tek bir emre bakıyordu. Kaçacak hiçbir yerimiz yoktu.
Burak, direksiyonu sıkan ellerini yavaşça gevşetti. Gözlerindeki o dipsiz karanlık, şimdi bu
