Bölüm 32 / 45
Cehennemin Tahtında
Yalının devasa ahşap kapıları arkamızdan tok bir sesle kapandığında, içeride bıraktığımız o üç yıkılmış figür, geçmişimin çürüyen cesetleri gibiydi. Babamın o kibrinden eser kalmamış, annemin hırsı tekerlekli sandalyenin demirlerine gömülmüş, Viktor’un o sarsılmaz Rus imparatorluğu ise tek bir gecede diz çökmüştü.
Boğaz'ın serin, sabah ayazı çıplak omuzlarıma çarptı ama üşümüyordum. İçimde yanan o karanlık zafer ateşi, damarlarımdaki tüm kanı kaynatıyordu.
Burak’ın kolu bel
