Bölüm 35 / 45
Küllerden Doğan İblis
Namlunun soğuk çeliği şakağıma dayandığında gözlerinde ölümü değil, ikimiz için de bu dünyayı ve içindeki tüm şeytanları ateşe verecek o dizginlenemez aşkı gördüm.
Zaman, o kömürleşmiş evin içinde adeta asılı kalmıştı. Güneş'in göğsündeki C4 patlayıcının kırmızı ışığı, her saniye biraz daha hızlanarak yanıp sönüyor, ölümün o soğuk nefesini ensemizde hissettiriyordu.
İvan Markov’un dudaklarındaki o zafer sarhoşu gülümseme, karanlığın içinden parlıyordu. Yıllarca oğlunu bir s
