Bölüm 36 / 45
Kanla Yazılan Ferman
Yirmi beş yıllık cehennemin küllerini o lanetli ormanda bıraktığımızda, İstanbul'un üzerimize esen o serin rüzgarı artık sadece iki isme itaat ediyordu; benim ve ruhumu kendi ruhuna kanla mühürleyen bu acımasız adamın.
Ormanın o ölüm kokan, isli havasından çıkıp gün ışığına adım attığımızda, Burak'ın eli benim kanlı, barut kokan parmaklarıma sımsıkı kenetlenmişti. Yanan harabenin ardımızda bıraktığı o karanlık devir tamamen kapanmıştı.
Dışarıda, zırhlı araçların etrafında b
