Bölüm 9 / 45
Tahtın Varisi
Burak’ın cansız gibi yatan ağır bedeni kucağımdaydı. Yağmur, verandanın ahşap zeminindeki kanı yıkayarak ayak uçlarıma doğru kızıl bir nehir gibi taşıyordu. Ceketinin cebinden sızan o tiz telefon sesi, ormanın karanlığını bıçak gibi kesiyordu: "Rusya - Konsey"
Aramak... Yeraltı dünyasının kalbi onu arıyordu. Eğer bu telefonu açmazsam, Burak'ın zayıf düştüğünü anlayacaklar ve sadece İstanbul’u değil, hepimizi tek bir gecede haritadan sileceklerdi.
Titreyen, kanlı parmaklarım
