
ÜNİVERSİTE ŞENLİĞİ
Gençlik / Okul Dramı
Aralarındaki çekim fiziksel olarak çok yoğun ama ikisi de kontrolü kaybetmemeye çalışır.
Bazı aşklar bir bakışla başlar, bazıları ise bir şenlik gecesinde hayatı altüst eder... Üniversitenin en renkli haftası başlamıştı. Müzikler kampüsü doldururken, ışıklar gökyüzünü aydınlatıyor, herkes unutulmaz anılar biriktiriyordu. Ancak Defne için bu şenlik, yalnızca eğlenceden ibaret olmayacaktı. Kalabalığın arasında karşılaştığı gizemli ve karizmatik genç, tüm dengelerini altüst eder. Birbirlerinden uzak durmaya çalıştıkça yolları yeniden kesişir; çalınan şarkılar, gece yürüyüşleri ve saklanan duygular onları geri dönüşü olmayan bir yola sürükler. Fakat her şenliğin bir sonu, her aşkın da bir sınavı vardır. Geçmişten gelen sırlar ve verilmesi gereken zor kararlar, ikisini de aşk ile vazgeçiş arasında bırakacaktır. Bazen bir hafta, bir ömre bedeldir… Ve bazen hayatının aşkıyla tanışmak için yalnızca bir üniversite şenliğine gitmen gerekir.
İlk 5 bölüm web'de ücretsiz · toplam 79 bölüm
1. Bölüm
Kırmızı Bilet
Bahar şenliklerinin ilk gecesi kampüs normalden çok daha kalabalıktı. Her yerde müzik vardı. Çimenlerin üstüne yayılmış insanlar, ışıkların altında dans eden kalabalıklar, geceyi sabaha bağlamaya hazırlanan öğrenciler… Duru aslında gelmek istememişti. Siyah deri ceketini omzuna biraz daha çekip kalabalığın arasından geçerken tek düşündüğü şey birkaç saat sonra yurda dönmekti. Serra çoktan insanlara karışmıştı bile. “Bir gece eğlenmeyi denesen ölmezsin,” demişti gelirken. Ama Duru tam tersiydi. Gürültüden hoşlanmıyordu. Hele sürekli ilgi peşinde dolaşan erkeklerden hiç.Konser alanına yaklaştığında kalabalık aniden hareketlendi. Sahnenin ön tarafında bağırışlar yükseliyordu. “Atlas!” “Atlas buraya bak!” Duru gözlerini devirdi. Tam geçip gidecekken biri hızla ona çarptı. Elindeki içecek yere dökülürken sert bir omuza çarpmanın etkisiyle sendeledi. Bir el belini kavrayıp düşmesini engelledi. “Dikkat etsene.” Derin ve sakin bir erkek sesi. Duru başını kaldırdığı anda birkaç saniyeliğine etraf sessizleşmiş gibi hissetti. Karanlık bakışlar. Dağınık saçlar. Umursamaz ama insanın içine işleyen bir gülüş. Atlas Leyan. “Çekilir misin?” dedi Duru soğukça. Bu tepki belli ki Atlas’ın hoşuna gitmişti. Çünkü gülümsemesi biraz daha büyüdü. “Teşekkür ederim bile demedin.” Duru onun elini belinden indirip geri çekildi. “İstemeden çarptın diye minnettar olmam gerekmiyor.” Atlas birkaç saniye yüzüne baktı. Kampüste çoğu kız onun dikkatini çekmek için uğraşırken karşısındaki kız resmen kaçıyordu. Ve bu durum nedense hoşuna gitmişti. Duru arkasını dönüp yürümeye başladığında Atlas gözlerini üzerinden çekmedi. Sahneye çıkış saati gelmişti ama o hâlâ onu izliyordu. Serra koşarak Duru’nun yanına geldi. “Sen az önce Atlas Leyan’a mı ters yaptın?” “Abartılacak biri değil.” Serra kahkahayı bastı. “Şu an kampüsteki kızların yarısı seni öldürmek istiyor.” Tam o sırada sahneden müzik yükseldi. Kalabalık çığlık atarken Atlas mikrofonu eline aldı. Ama şarkıya başlamadan önce gözlerini doğrudan kalabalığın arasındaki Duru’ya çevirdi. Sonra yavaşça konuştu. “Bu gece fikrini değiştireceğim biri var.” Duru’nun yüzündeki ifade ilk kez bozuldu. Çünkü Atlas hâlâ sadece ona bakıyordu.
