MyStoryBölüm 1 / 2

Bölüm 1 / 2

Aşkın gölgesi

Aşkın gölgesi

Bölüm
2
Puan
Yeni
Okunma
9

Kan ve Kader

Devran Ağa’ Mardin’in taş sokaklarında yürürken, Devran Ağanın aklında yıllardır süregelen bir öfke vardı. On yıl önce, amcası Hasan Bozdağ bir çatışmada öldürülmüştü. O günden beri aileleri arasındaki düşmanlık, sessiz ama derin bir yara olarak kalmıştı. Her taş, her köşe, bu kanın hatırlatıcısı gibiydi. “Bir gün bu hesabı kapatacağım,” diye düşündü Devran Ağa kendi kendine. Ama aklına gelen sadece intikam değildi; dedesi Hüseyin ve ailesinin huzuru için de bir çözüm bulması gerekiyordu. İşte o yüzden büyüklerin toplandığı o gün, konaktaki salonun ihtişamı arasında, barış ve intikamı aynı anda sağlayacak bir fikir ortaya atıldı: evlilik.

Elif Demirel, 19 yaşında, zeki ve duygusal bir kız olarak ailesinin konağında otururken büyüklerin toplantısını uzaktan dinliyordu. Babası Hikmet ve dedesi İbrahim, sessiz ama kararlı bir şekilde konuşuyorlardı. “Bu evlilik, sadece iki ailenin arasındaki kan davasını sonlandırmak için,” dedi babası. Elif’in kalbi sıkıştı; genç kız gözlerinden akan yaşlara,aldırmadan ağır yükün altına girmek zorunda kalacağını anlamıştı. Ama itaatkar ve ailesine bağlı bir kız olarak, elinden bir şey gelmeyeceğini biliyordu. Buna mecburbu Her iki aile de büyükleriyle birlikte Botan Ağa’nın konağında toplandı. Hüseyin Bozdağ, uzun yılların verdiği tecrübeyle konuştu: “Kan davaları bizi tüketti. Artık bu çatışmayı bitirmenin zamanı geldi. Bu evlilik, hem intikam hem de barış için bir yol olacak.” Demirel ailesi de bu teklifi sessizce kabul etti; gözlerinde hem korku hem de umut vardı.

Devran Ağa için bu evlilik sadece barışmak için bir araçtı. Ama Elif’in zekâsı duruşu ve Güzelliğinide duymamış değildi. Kendi içinde, intikamın ve aile onurunun yanı sıra bir merak da belirmeye başlamıştı.

Elif: Kendisini bir yabancıya teslim etmek zorunda olduğu düşüncesi onu korkutuyordu. Ama bir yandan da bu evliliğin ailesi için bir çözüm olacağını bilmek, içinde garip bir sorumluluk ve cesaret uyandırıyordu. O gün, Mardin’in taş sokakları bir kez daha sessiz tanıklık yaptı. İki aile, yıllardır süregelen düşmanlığı bitirmek ve aynı zamanda intikamı tamamlamak için bir araya gelmişti.

Evlilik kararı alındıktan sonra her iki aile de hazırlıklara başladı. Bozdağ ve Demirel konaklarında düğün telaşı başlamıştı.

Bozdağ Ailesi: Devran Ağa’nın konaktaki odasının hazırlanması, dügün için süslemeler, misafirlerin listesi… takı ve yemek ve Alışveriş telaşı içindeydiler.

Demirel Ailesidede: Elifin çeyizleri hazırlanıyordu, Bozdağ konağına gönderilmek için,

Evlilikten önce, her iki aile Alışverişe. Çıkma hazırlığındaydılar Elif ve Devran Ağa henüz resmi olarak tanışmamışlardı.Ertesi gün:Alışveriş için Demirel konagına gideceklerdi Annesi ve kız kardeşi zilan ile birlikte Devran Ağa hiç bişey düşünmek istemiyordu karışmakta istemiyordu ona kalsa dügün bile gereksizdi ama dedesi böyle uygun görmüştü”

Elif içinden düşündü: Alışverişe gitmek istemiyordu ama Ailesini üzmek istemiyordu” Hüseyin Dede ve İbrahim Dede, ailelerin arasındaki tüm gerginliği kontrol etmeye çalışıyorlardı . Barışın sağlanması için herşey olması gerektiği gibi olacaktı

Elif Annesiyle birlikte kahvaltı yapıyordu kapı çaldı didar teyze evin emektarı kapıyı açmaya gitti,gelen Elif’in kaynanası ve görümcesiydi.didar kadın hemen onları buyur etti. Elif te anneside hemen misafirleri karşıladılar Elif kaynanasının elini öptü hoş geldin fidan teyze dedi fidan hemen konuştu Anne diyeceksin güzel kızım bundan sonra sende benim kızımsın dedi Elif sonra zilanıla tanışıp sarıldılar ziyan Elifin bu kadar güzel bir kız olduğunu bilmiyordu duymuştu ama milletin abartmasıdır diye pek inanmamıştı. Fidan Anne hadı kızım hazırsanız çıkalım Devran dışarda bekliyor bizi Elif çok şaşırmıştı onunda Alışverişe geleceğini düşünmemişti. Elif annesi fidan annesi ve ziyana beraber avluda çıktılar kapıda arabanın kapısına yaslanmış siyahlar içinde elinde sigarasıyla kapıya bakışlarını dikmiş bir şekilde bekliyordu... Mardin’in taş sokakları sabahın erken saatlerinde sessizdi. Devran Ağa, Demirel konağının önünde siyah cipin kapısına yaslanmış, bekliyordu. Yüzünde sert bir ifade vardı, ama içinde hafif bir huzursuzluk hissediyordu. Bugün, yıllardır süren kan davasının yükünü taşıyan evliliğin ilk adımı atılacaktı: düğün alışverişi.

Normalde bir damadın hevesle beklemesi gereken bu günü, Devran yalnızca görev olarak görüyordu. Ama yine de, içinde garip bir merak vardı. Elif’i, yani evleneceği genç kızı, ilk kez böyle karşı karşıya görecekti. Demirel konağından çıkan Elif ve beraberindekiler dışarıya doğru yürüdüler.Elif İnce işlemeli başörtüsünü düzeltti, üstüne sade ama şık bir elbise giymişti Elif’in kalbi sıkışıyordu. 19 yaşında bir genç kızdı; düşlerinde özgürlük, üniversite, kitaplar vardı. Ama kader onu kan davalarının, törelerin ağırlığına teslim etmişti.

Kapının önüne çıktığında, onları bekleyen Devran’ı gördü. Geniş omuzları, sert bakışlarıyla tam bir “ağa” duruşu vardı. Elif istemsizce bakışlarını yere indirdi, ama o an kalbinde bir şeyler hızla çarpmaya başladı: korku, heyecan nefret ve utangaçlık ne çok isterdi onu bekleyen sevdiği kişi olmasını. 💜

Uygulamada reklamsız oku