MyStoryBölüm 2 / 2

Bölüm 2 / 2

İlk Görüş ve alışveriş

Devran, genç kızın konağın kapısından çıkışını izledi. İnce yüzü, ürkek adımları, simsiyah saçları Ela gözler uzun boyu ve bakışlarının ardındaki utangaçlık… bir anlığına içinden geçirdi: “Çok genç… ama gözleri benden daha çok şey biliyor gibi.”

Elif ise Devran’ın gözlerine kısa bir an baktığında, hem öfkeyi hem de kararlılığı gördü. İçinden: “Bu adamla aynı yolda yürümek zorundayım… Allah’ım bana sabır ver,” diye geçirdi.hivda hanım bizi selim kahya götürecek dedi. Tamam bizde Devranla geliriz dedi fidan hanım, hemen olaya el attı zilan hivda teyze izin verirsen Elif Devran abimle gitsin biz üçümüzde selim kahyayla gideriz dedi. Hivda olur kızım sakıncası yoktur dedi .Elif, Bir an annem kabul etmeyecek diye sevindim ama hemen tamam dedi ben bununla nasıl yanlız kalırım Allah'ım sen yardım et dedim içimden.👍

Cipe bindiklerinde sessizlik hâkimdi. Ne Devran konuşuyordu, ne de Elif. Mardin’in dar sokaklarından geçerken evlerin gölgeleri içlerine işliyordu. Devran sonunda sessizliği bozdu:

Devran Ağa (sert bir sesle): “Bugün her şey alınacak. İtiraz istemem. Senin hevesin olmasa da bu töre böyle ister.”

Elif (utangaç ama cesurca): “Benim için heves değil, mecburiyet…” Devran, genç kızın sözlerindeki doğruluk ve cesarete şaşırdı. İlk kez onun sadece boyun eğen biri olmadığını hissetti.

Hep birlikte Çarşıda inmişlerdi Çarşının kalabalığı arasında birlikte yürüdüler. Kuyumcuların, kumaşçıların önünden geçerken herkes onları süzüyor, “Bozdağ ve Demirel artık barışıyor,” diye fısıldaşıyordu.

İlk önce yatak odası bakacaklardı Elif, her şeye isteksiz bakıyor, ellerini önünde bağlıyordu.

Devran ise, sert duruşuyla mağazada her sözü alıyor, satıcılara dik bakışlar atıyor, Elif’e bakıp annesine fazla oyalanmayın,ne alacaksanız alın deyip uzaktan izlemeye başladı.” Elif etrafına bakıp tek başına düşünüp karar veremeyeceği için zilan ve Anneleer devreye girdi. Gold ve krem ağırlıklı bir yatak odası seçtiler. Sorada kuyumcuya geçtiler. Kuyumcu Ahmet hemen gelip ağasının elini tutup Agm hoş geldiniz deyio el pençe divan oldu. Devran bütün takıları masaya diz hanımlar hangilerini begenirse paket yap,dedi Kuyumcu emrin olur ağam ded kuyumcuda altın bilezikler seçilirken, Devran’ın gözüne çok güzel bileklik takıldı çok beğenmişti bilekliği bir an alıp Elif’in bileğine taktı. Genç kızın şaşkınlar içinde kalbi o an hızla çarptı. Sert bir el, ama garip bir sahiplenmişlik vardı. "Göz göze geldiklerinde ikisi de bir şey söylemedi. Sessizlikleri, kelimelerden daha çok şey anlatıyordu.

Devran Ağa: “Bu evlilik benim görevim… diye geçirdi içindeki ses bırakma kendini o kan bedeli diyordu,devran ağa içindeki sesi dinlemeyi seçti.

Kuyumcudan istedikleri Altınları aldıktan sonra bu sever büyük bir giyim mağazasına girdiler, Elif gözünü elbiselerin üzerinde gezdirdi zilan koluna girip merak etme ben sana yardım ederi bana güven dedi muzip bir şekilde gülerek,birazda Elifin gülümsetmek istedi,bir kaç tane elbise, işlemeli başörtüleri aldılar. Sıra iç giyime gelince,Elif almak istemedi ama zilan ısrar üstüne ısrar ederek ve birazda zorlayarak kendi beğenmiş olduğu iç giyimleri kaldırıp nasıl güzel mi diye gösterip alıp duruyordu ,Elif zilan'a Allahtan annenler kahve içmek için yan tarafa geçtiler yoksa bu halimizi görmelerini istemem dedi. Devranın onları uzaktan izleğinden bi haber.Ama ne yapayım sana kalsa hiç bişey almadan çıkarız dedi ziyan fenamı çok güzel şeyler aldık dedi gülerek. Elif zilana aldıklarını nasıl giyerim bilmiyorum onlar çok açık dedi üzgün bir ifadeyle. Onları uzaktan izleyen Devran Elifin neden güldüğüne anlam veremedi,birden sinirlendi. Yanlarına gidip bittiyse işiniz gidelim akşama kadar sizi mi bekliceğim dedi zilana bakarak... Devran bu evliliğin bir mecburi bir evlilik olduğunu hatırlatmak istedi belkide kızarak. içinden amcasının katilinin yeğeniyle evleniyorum ben niye gülmüyorum diye geçirdi.

Uygulamada reklamsız oku