MyStoryBölüm 2 / 3

Bölüm 2 / 3

Bölüm 2 – İstenmeyen Çocuk

Sabah güneşi, kerpiç evin küçük penceresinden içeri süzülürken avludaki tavukların sesi bütün mahalleyi uyandırmıştı. Sonbaharın serinliği henüz çekilmemiş, toprağın üzerinde ince bir çiğ tabakası bırakmıştı. Ayfer, gün ağarmadan kalkmış, tandırın başında ekmek açıyordu. Hamuru sert hareketlerle yoğuruyor, ara sıra elinin tersiyle alnındaki teri siliyordu. Evin içinde ise derin bir sessizlik hâkimdi. Beşiğinde uyanan Aysima, gözlerini tavandaki çatlaklara dikmişti. Henüz iki yaşına yeni basmıştı. Konuşmaya başlamış, kısa kısa kelimeler söyleyebiliyordu. En sevdiği kelime ise "anne"ydi. Beşiğin kenarına tutunup ayağa kalktı. "Anne..." Sesi incecikti. Ayfer duydu ama cevap vermedi. Hamurla uğraşmaya devam etti. Aysima yeniden seslendi. "Anne..." Bu kez biraz daha yüksek... Kadın yine dönmedi. Küçük kız, beşiğinden inmeye çalışırken dengesini kaybetti. Dizlerinin üzerine düştü. Canı yanınca ağlamaya başladı. Ağlama sesi avluya kadar ulaştı. Komşu Emine Nine, duvarın öte yanından seslendi. "Ayfer kızım, çocuk ağlıyor." Ayfer, istemsizce derin bir nefes aldı. "Bir şey olmaz." "Birazdan susar." Emine Nine birkaç saniye sustu. Sonra elindeki işi bırakıp bahçe kapısından içeri girdi. Aysima'yı yerde görünce hemen eğildi. "Ah benim güzel kızım..." Onu yavaşça kucağına aldı. Minik kız, yaşlı kadının omzuna başını yaslayıp hıçkırıklarını yavaş yavaş dindirdi. Emine Nine'nin gözleri dolmuştu. "Çocuk dediğin kucak ister." Ayfer, ekmekleri çevirmeye devam etti. "Şımarmasın." Bu cümleyi söylerken sesi buz gibiydi. Yaşlı kadın cevap vermedi. Sadece Aysima'nın saçlarını okşamaya devam etti. Aylar geçtikçe Aysima büyüyordu. Konuşması ilerlemişti. Artık evin içinde annesinin peşinden dolaşıyor, yaptığı her işi merakla izliyordu. Bir gün Ayfer çamaşır yıkarken küçük kız elindeki minik tasla su taşımaya çalıştı. Tas ağır geldi. Su yere döküldü. Ayfer arkasını döndüğünde ıslanmış avluyu görünce kaşlarını çattı. "Ne yaptın sen?" Aysima korkuyla geri çekildi. "Ben... yardım..." Sözünü tamamlayamadı. Kadının sert bakışlarıyla karşılaşınca başını önüne eğdi. Ayfer derin bir iç çekti. "Git gözümün önünden." Aysima sessizce yürüyüp avlunun köşesine oturdu. Küçük ellerini dizlerinin üzerine koydu. Ne ağladı... Ne de konuştu. Sadece annesinin bir kez olsun gülümseyerek kendisine bakmasını bekledi. O gün de beklediği olmadı. Akşam olduğunda Selim eve döndü. Yorgundu. Üzerindeki toprakları silkelerken sofraya oturdu. Ayfer önüne çorba koydu. Aysima ise odanın köşesinde tahta bir kaşıkla oynuyordu. Babasına bakıyor, ara sıra gülümsüyordu. Çünkü köydeki diğer çocukların babaları eve gelince onları kucaklarına alıyordu. Belki bugün... Belki bugün babası da onu severdi. Yavaşça ayağa kalktı. Minik adımlarla Selim'in yanına yürüdü. Elini adamın dizine koydu. "Baba..." Selim başını çevirdi. Bir an kızına baktı. Sonra yüzünü yeniden sofraya döndü. "Çek elini." Aysima ne olduğunu anlayamadı. Elini hemen geri çekti. Sessizce yerine oturdu. O geceden sonra babasına yaklaşmaya cesaret edemedi. Köydeki çocuklar öğleden sonraları sokakta oynardı. İp atlarlar... Top peşinde koşarlar... Saklambaç oynarlardı. Aysima ise çoğu zaman evin penceresinden onları izlerdi. Bir gün Emine Nine kapıya geldi. "Çocuk biraz dışarı çıksın." Ayfer omuz silkti. "Nereye isterse gitsin." Aysima ilk kez tek başına sokağa çıktı. Çocuklar oyun oynuyordu. Utangaç adımlarla yanlarına yaklaştı. İçlerinden bir kız gülümsedi. "Gel, sen de oyna." Aysima'nın yüzü aydınlandı. Tam oyuna katılacakken... Uzaktan Selim'in sesi duyuldu. "Aysima!" Küçük kız korkuyla irkildi. Koşarak eve döndü. Selim sert bir ifadeyle kapının önünde duruyordu. "Ev işi dururken sokakta mı geziyorsun?" Aysima başını öne eğdi. "Ben..." "Sustum!" Adamın sesi bütün avluda yankılandı. Komşular duydu. Kimse bir şey söylemedi. Çünkü herkes Selim'in öfkesini biliyordu. Günler birbirini kovaladı. Aysima üç yaşına geldi. Artık evde küçük işlere yardım ediyordu. Sofraya kaşık diziyor... Tavuklara yem veriyor... Odun taşımaya çalışıyordu. Yaptığı her işten sonra annesine bakıyordu. Belki bu kez "Aferin." derdi. Belki saçını okşardı. Ama Ayfer'in yüzündeki ifade hiç değişmiyordu. Ne kızıyordu... Ne seviyordu... Sanki evin içinde Aysima diye biri hiç yoktu. Bu görünmezlik hissi, küçük kızın kalbine sessizce yerleşmeye başlamıştı. Kış erken geldi. Kar kalın bir örtü gibi köyü kapladı. Bir akşam elektrikler kesildi. Ev gaz lambasının titrek ışığıyla aydınlanıyordu. Dışarıda tipi vardı. Aysima korkuyordu. Yavaşça annesinin yanına oturdu. Elini uzatıp eteğine dokundu. "Anne..." Ayfer başını kaldırmadı. "Ne var?" "Korktum." Kadın birkaç saniye sustu. Sonra lambanın fitilini düzeltti. "Korkacak bir şey yok." Sesinde teselli yoktu. Yalnızca bitmesini istediği bir konuşmanın soğukluğu vardı. Aysima dizlerini karnına çekti. Karanlığa değil... Annesinin uzaklığına korkuyordu. Ertesi gün Emine Nine küçük bir bez bebek getirdi. Eski kumaşlardan kendi elleriyle dikmişti. "Bunu sana yaptım." Aysima'nın gözleri parladı. Hayatında ilk kez biri ona hediye veriyordu. Bebeği göğsüne bastırdı. "Benim mi?" "Senin." O gün küçük kız saatlerce o bez bebekle konuştu. Ona isim bile verdi. "Ay." Çünkü Emine Nine hep yüzünün aya benzediğini söylerdi. Akşam Selim bebeği görünce kaşlarını çattı. "Bu da ne?" "Emine Nine verdi." Adam eline aldı. İnceledi. Sonra hiçbir şey söylemeden sedirin üzerine bıraktı. Aysima hemen koşup bebeğini aldı. Sanki elinden alınacak diye korkuyordu. O gece bez bebeğini sarılarak uyudu. Belki ilk kez kendini tamamen yalnız hissetmedi. Emine Nine, pencereden onu izlerken içinden sessizce dua etti. "Allah'ım..." "Bu çocuğun gönlüne bir gün gerçek sevgiyi nasip et." Yaşlı kadın bilmiyordu. O küçücük kız, yıllar boyunca bir tek güzel söz duyabilmek için büyüyecekti. Ve belki de en ağır yaralar... Bağırılarak değil... Hiç sevilmeyerek açılacaktı. Aysima, bez bebeğini kollarının arasına sıkıca bastırmıştı. Dışarıda kar yağmaya devam ediyor, beyaz taneler sessizce toprağın üzerine düşüyordu. Hiç kimse, o küçük evin içinde büyüyen sessiz yalnızlığın ileride koca bir hayatı şekillendireceğini henüz bilmiyordu.

Uygulamada reklamsız oku