Bölüm 5 / 15
AYNADAKİ YABANCI
20 Ekim
Aynanın karşısında dakikalarca bekledim.
Arkamda kimse yoktu.
Ama az önce gördüğüm siluet gerçek gibiydi. Hatta omzuma dokunacak kadar yakındı.
Işığı açtım, kapıyı kontrol ettim. Pencereler kapalıydı. Evde yalnızdım.
En azından öyle sanıyordum.
Saat 20.30'da mektuptaki adrese gitmek için hazırlandım. Küçük bir sokakta, eski bir apartmandı. Kapının önüne geldiğimde telefonuma mesaj geldi.
Bilinmeyen numara:
“Yukarı çıkma. Önce posta kutusuna bak.”
Eğilip posta kutusunu açtım. İçinde küçük, sararmış bir fotoğraf vardı.
Fotoğrafta iki kız çocuğu yan yana duruyordu. Biri bendim. Diğeri ise dün gece telefonda konuştuğum kız.
Fotoğrafın arkasında annemin el yazısıyla şu cümle vardı:
“İkisini de koruyamadım.”
Tam o sırada apartmanın kapısı açıldı.
Karşımda, fotoğraftaki kız duruyordu.
Yüzü solgundu. Gözleri dolmuştu.
Bana uzun uzun baktıktan sonra şöyle dedi:
“Sonunda geldin. Ama sana anlatacaklarım sadece annemizle ilgili değil.”
Bir adım yaklaştı.
“Önce babamızın neden hâlâ hayatta olduğunu anlatmalıyım.”
O an anladım.
Benim geçmişim, sandığımdan çok daha büyük bir yalandan ibaretti.