MyStoryBölüm 1 / 38

Bölüm 1 / 38

RUS RULETİ

RUS RULETİ

Bölüm
38
Puan
Yeni
Okunma
433

Kanlı Masadaki İmza

New York’un en yüksek gökdelenlerinden birinin en üst katında, havadaki oksijen yerine barut ve kan kokusu vardı. Devasa maun masanın bir tarafında Rus Bratva’nın lideri, yani babam Vladimir Sokolov ve adamları oturuyordu. Diğer tarafta ise İtalyan Sendikası'nın konsey üyeleri. Ben ise babamın hemen sağında, üzerimdeki dar siyah deri pantolon ve ipek kan kırmızısı bluzumla, tırnaklarımın arasındaki gümüş işlemeli kelebek bıçağımı ritmik bir şekilde açıp kapatıyordum. Klik. Klak. Klik. Odanın o gergin sessizliğini sadece benim bıçağımın sesi bozuyordu.

İtalyanların tarafındaki çift kanatlı kapı büyük bir gürültüyle açıldığında, bıçağımın hareketi havada asılı kaldı. İçeriye giren adam, Roman Valenti'ydi.

İtalyanların yeni Don'u. Siyah, kusursuz dikim üçlü takım elbisesi, geriye taranmış simsiyah saçları ve bir insanı sadece bakışıyla dondurabilecek kadar soğuk, koyu kahve gözleri... Odaya adım attığı an, odadaki herkesin nefes alışverişi değişti. Benim hariç. Ben ona, söküp alacağım bir kalpmiş gibi bakıyordum. Geçen ay benim en iyi adamlarımdan üçünü kendi elleriyle infaz etmişti.

Roman ağır adımlarla masanın başına geçti. Gözleri odayı taradıktan sonra doğrudan benim üzerimde, elimdeki kelebek bıçakta durdu. Yüzünde zerre kadar duygu yoktu.

"Silahlarını oyuncak gibi kullanan küçük kızları masama oturtmayı sevmem, Vladimir," dedi Roman, gözlerini benden ayırmadan. Sesi pürüzsüzdü, derin ve kalın bir İtalyan aksanı taşıyordu.

Bıçağı tek bir el hareketiyle kapatıp masanın ahşap yüzeyine sertçe sapladım. Bıçak masada titrerken ayağa kalktım. "Eğer o oyuncak senin boğazına saplansaydı, Valenti," diye tısladım, "şu an o kibirli sesin yerine sadece kendi kanının gurultusunu duyuyor olurdun."

Her iki tarafın adamları anında ceketlerinin içindeki silahlara davrandı. Onlarca silahın horozu aynı anda çekildi. Ama Roman elini hafifçe kaldırdı ve bütün İtalyanlar silahlarını indirdi.

Babama döndü. "Anlaşmanın şartlarını kabul ediyorum. Sendika ve Bratva arasındaki savaş bu gece bitiyor." Gözleri tekrar bana, o vahşi ve tehditkar ifadeyle kilitlendi. "Kızını alıyorum."

"Ne diyorsun sen?" diye bağırdım babama dönerek.

Babam bana bakmadı bile. "İki aileyi kanla değil, soyla birleştireceğiz Lyra. Roman Valenti ile evleniyorsun. Sözleşme imzalandı."

Kanım damarlarımda buz kesti. Bu adamla evlenmek mi? Onunla aynı havayı solumak bile midemi bulandırırken, ona eş olmak? Roman, masanın etrafından dolanıp tam önüme, masaya sapladığım bıçağın olduğu yere geldi. Benden neredeyse bir baş uzundu. Yukarıdan, bir avcı gibi bana bakıyordu.

"Görünüşe göre," dedi dudaklarında beliren o tehlikeli ve karanlık tebessümle, "artık oyuncaklarını benim yatak odamda oynaman gerekecek, mia sposa (karıcığım)."

Uygulamada reklamsız oku